30/09/2012 Pazar sabahı 09.30’da Paşabahçe’de Ümran Abi, İlker, Mert ve ben buluştuk.

Amacımız saat 10.00’da suya inmekti ancak web’den kayıt yaptırmadan gelen ve dernek üyesi olmadığı halde sadece eğitim aldığı için bizimle beraber suya inmek isteyen 3 arkadaşa mevcut durumda bizlerle suya inemeyeceklerini anlatmak zorunda kalmamızdan dolayı suya inişimiz biraz gecikti. Suya tam inmeden önce bir de küçük bir kedi kayaklardan bir tanesinin içine girerek bize eşlik etmek istedi ancak neyse ki son anda durumu farkederek kediyi kayaktan çıkarttık…

Her ne kadar sabah sabah biraz gerilmiş olsak da, suya indiğimizde bütün dertleri arkada bıraktık ve kuzeye doğru kürek çekmeye başladık.. İlk olarak mobil iskeleseinde bir mola verdik. Yola çıkarken amacımız Poyrazköy’e gitmekti ancak Ümran Abi’nin performansımızın Poyrazköy için biraz yetersiz olduğunu söylemesinden sonra, özellikle mobil iskelesinden sonra biraz daha tempolu bir şekilde küreklere asıldık. Anadolu Kavağına geldiğimizde, bir anlık öğle yemeğini Kavak’ta yeme tereddütü yaşasak dahi, hiçbir şey Poyrazköz’ye gitmemize engel olamadı. Ancak şu anda itiraf ediyorum, Poyrazköy’ün o kadar uzak olduğunu bilseydim, kesinlikle Kavak’da yemek yemek için ısrar ederdim…

Kavağı geçtikten sonra, Boğazın Karadenize açılan ağzını görmek çok heyecan vericiydi. Dalgaya ve rüzgara karşı kürek çekiyor olmamız Keçilik koyunu geçmemizi bayağı zorlaştırdı. Bir ara hiç bitmeyecek gibi gelen Keçilik koyunun en sonuna geldiğimizde bir mola verdik ve bu sırada İlker ve Mert yanımızda bulunan börekleri yemeye çok niyetlendiler.
Ancak Ümran Abi’nin Poyrazköy’de yiyeceğimiz balıkları hatırlatmasıyla, molayı daha fazla uzatmadan yola devam ettik… Poyrazköy’de sahile çıktığımızda saat 15.00’e geliyordu. Aç kurtlar gibi restaurant’a oturduk ve bir sürü şey sipariş ettik. Bir ara ikinci biraları içip yemeğin üstüne tahin helvası yeme ve geri dönüş için de kamyonu çağırma fikrine çok yaklaştık 🙂
Ancak aklımız midemizin önüne geçti ve 16:45 gibi geri dönüş için yola çıktık. Anadolu Kavağına hatta Beykoz’a kadar hem rüzgarı hem de dalgaları arkamıza aldığımız için çok rahat geldik. En son Beykoz – Paşabahçe arasında arkamızdan destekleyen dalga ve rüzgar biraz azaldı ancak 19.45 gibi Paşabahçe’den karaya çıktık…

Bu tur herhalde benim bugüne kadar katıldığım en zorlayıcı turdu.. Ancak bir o kadar da zevk aldığımı söylemeliyim. Tur boyunca bize liderlik eden Ümran Abi’ye ve katılımcı arkadaşlarım İlker ve Mert’e teşekkür ederek sizleri selamlıyorum.. Bir sonraki turlarda görüşmek dileğiyle….

Etkinlik Tarihi / Saati
30/09/2012
09:30 - 18:30
Harita
Harita yükleniyor...