Adalara kurekle gideceğiz dediğim tum tanıdıklar, ‘yok daha neler’ dediler.
Sabah 10:00 gibi Caddebostan’da sahilde bulustuk, nefis bir havada Kınalıada’ya varmamız bir saat sürmedi. Ben de bu kadar kolay gelebileceğimizi düşünmemiştim. Hem Kınalıada hem de Burgazada’nın Bostancı tarafına bakan yüzlerindeki evlerin, çay bahçelerinin önünden kürek çekerek geçmek çok keyifliydi.

Şehir hatları vapur yolcuları bile güzel havadaki halimize bakıp ellerimizi suya sokabilmemize imrenir gözüktü. Burgazada sonrası Heybeliada’nın arkasından geçerek Büyükada’ya varmamız da bir saati geçti. Büyükada arkasındaki günlük plaj ve çadır kamp alanı bölgesinde öğle yemeği molası verdik. Aslen müşteriler/misafirler için bir hazırlığı olmayan ve bir sonraki sezon için kamp alanını temizleyen çalışanlar, bize çay demleyip kendi peynir ekmeklerinden tabak hazırladı. Hatta rahat yiyebilmemiz için nevaleleri paylaşmaya çok istekli devasa Sivas Kangal’larını da bağladı. Set üzerindeki piknik banklarında öğle yemeği yerken, aşağıdaki plaj ve deniz kayaklarının görüntüsüne bakıp İstanbul’da olduğumuza inanmak güçtü. Daha çok Akdeniz’de bir adada olduğumuz izlenimi vardı.

Öğleden sonra İstanbul’un intikam saati geldi ve hafif poyraz başladı. Öğle yemeğine kadar sadece keyif olarak tanımlayabileceğimiz aktivitemiz Büyükada – Bostancı yakınındaki sahile ulaşma etabında ağır işçiliğe (kürek mahkumluğuna) dönüştü. Öğleden sonra rüzgar alışık tecrübeli kayakçıların keyfi yerindeydi. Benim gibi nehirde otomatik pilotta ilerlemeye alışmış acemi deniz kayakçıları için ise branşımız ile gerçek tanışma şansı oldu. Rüzgara karşı istediğimiz hızda yol alamayınca, istediğimizden daha Maltepe tarafına doğru bir yerde karaya çıkıp, gidip Caddebostan’dan emektar T3 ve diğer arabaları alıp, küçük bir ‘shuttle’ aktivitesi yapmamız gerekti. İstanbul haftasonu trafiğine kısaca girmek bile deniz kayağının ne kadar ulvi bir yolculuk yöntemi olduğunu tekrar hatırlamamıza yetti.

Tekneleri Paşabahçe’ye koyup eve dönmem akşam 8:00’i buldu. 8:30’da uyumusum 🙂

İlk uzun faaliyette dersimi aldım. Bu is nehir kayağına benzemiyor.

Yazan Cem Ersoy

Etkinlik Fotoğraf Albümü için Tıklayınız

Etkinlik Tarihi / Saati
11/10/2009
10:00 - 18:00
Harita
Harita yükleniyor...